Şimdi yükleniyor

Uluslararası Görsel-İşitsel Kültürde Kadın Sempozyumu 3. Defa Düzenlendi

İstanbul Okan Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi ile Uygulamalı Bilimler Fakültesi’nin birlikte düzenlediği, 3. Uluslararası Görsel-İşitsel Kültürde Kadın Sempozyumu (GİKK 2026) üniversitenin Tuzla Kampüsü ve SALT Galata’da gerçekleştirildi. Sempozyum, görsel-işitsel kültür alanında çalışan akademisyenleri, sanatçıları ve araştırmacıları bir araya getirdi. 

Üç gün süren sempozyum kapsamında, yüz yüze ve çevrimiçi oturumlarda toplam 56 bildiri sunuldu. Farklı disiplinlerden gelen katılımcıların katkılarıyla gerçekleşen oturumlar, kadınların görsel-işitsel kültürdeki üretimlerini çok katmanlı ve eleştirel bir perspektifle tartışmaya açtı.

Sempozyum, kadın bedeni ve görsel temsil, kadın anlatıları ve bellek, ekoloji ve mekânsal öznellik, feminist sinema ve dönüşen beden, savaş ve kriz bağlamında görsel tanıklık, dijital kültür, algoritmalar ve yapay zekâ ile kültür endüstrileri ve kadın emeği gibi başlıklar etrafında şekillenerek, kadınların görsel-işitsel kültürdeki üretimlerini disiplinlerarası bir perspektifle tartışmaya açtı. 

Sempozyumun açılışında ana konuşmacı olarak yer alan Prof. Dr. Nilüfer Timisi, “İnsan, Doğa ve Teknoloji: Feminist Epistemoloji ile İlişkisel Bir Dünya Tahayyülü” başlıklı konuşmasıyla günümüzün ekolojik, teknolojik ve toplumsal dönüşümleri içinde feminist düşüncenin kurucu rolünü masaya yatırdı. 

Sempozyumun son günü SALT Galata’da gerçekleştirilen program kapsamında, uluslararası sinema ve akademi dünyasından önemli isimler izleyiciyle buluştu. Yönetmen Andrea Luka Zimmerman, Wayfaring Stranger (2024) adlı filminin gösteriminin ardından “Sezgisel Sinemanın Poetikası ve Politikası” başlıklı konuşmasında, sinemayı bir temsil alanı olmanın ötesinde bir araştırma ve karşılaşma pratiği olarak ele aldı.

Ardından sanatçı ve akademisyen Jessica Rodríguez-Colón (Jeca), “Filmlerde Annenin ‘Öteki’ Olarak Bakış Ekonomisi İçinde Konumlandırılması” başlıklı konuşmasıyla, annelik temsillerinin sinemadaki ideolojik çerçevesini “bakışın ekonomisi” kavramı üzerinden yeniden düşünmeye açtı. 

GİKK 2026, yalnızca kadınların temsiline odaklanan bir akademik etkinlik olmanın ötesine geçerek, bakışın nasıl kurulduğunu, kim tarafından üretildiğini ve hangi anlatıların görünür kılındığını sorgulayan eleştirel bir platform olarak öne çıktı.

Sempozyum, akademik üretim ile sanatsal pratiği bir araya getirirken, aynı zamanda yeni iş birliklerine, araştırma alanlarına ve kolektif üretim biçimlerine zemin hazırladı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yorum gönder